Bugun...


O Emniyet Müdürü İfade Verdi, Herkesi Suçladı
Kamu görevlilerin ihmali olduğu" iddiasıyla ana davayla birleştirilen yekün 35 sanıklı davanın 4. duruşmasında, tutuksuz sanık dönemin İl Emniyet Müdürü...

O Emniyet Müdürü İfade Verdi, Herkesi Suçladı
+ -

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin "Kamu görevlilerin ihmali olduğu" iddiasıyla ana davayla birleştirilen yekün 35 sanıklı davanın 4. duruşmasında, tutuksuz sanık dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay savunmasını yaptı.

40 yıllık iş hayatında tertemiz bir sicile sahip olduğunu belirten Altay, "7 vilayette vilayet güvenlik müdürlüğü görevini icra ettim. Meslek hayatımın çoğu terörle mücadeleyle geçmiştir. Legal ya da illegal cemaat, örgüt, partiyle ilişkim olmamıştır. Meslek yaşamım boyunca uyarma cezası dahi almadım. Soruşturma savcısına içtenlikle yanıt verdim. Hrant Dink davasında sanık olarak yargılanmamdan ötürü büyük hicap ve acı duyuyorum" dedi.

"TRABZON'DA GERÇEKLEŞEN OPERASYONLARLA İLGİLİ BANA HERHANGİ BİR BİLGİ VERİLMEDİ"

2006 yılının Mayıs ayında Trabzon'a atandığını belirten Altay, "Benden evvel görevde bulunan Ramazan Akyürek de İstihbarat Daire Başkanlığı'na atanmıştı. Trabzon'da gerçekleşen operasyonlarla ilgili bana herhangi bir bilgi verilmedi. O devre Rahip Santoro cinayeti, bir profesörün öldürülmesine teşebbüs edilmesi ve ardından öldürülmesi, Trabzonsporlu futbolcuların otomobillerinin kurşunlanması ve Mc Donalds'ın kurşunlanması olayları 'Trabzon'da neler oluyor' diye kamuoyunda hassasiyet oluşturmuştu" ifadelerini kullandı.

"ENGİN DİNÇ BANA BİLGİ VERMEDİ"

"Bu nedenle göreve başladığım günün ertesi başta istihbarat şube olmak üzere sırayla tüm birimlerden brifing yaparak var durumu öğrenmeye ne gibi tedbirler alınması gerektiğini tespit etmeye çalıştım" diyen Altay, "Aldığım bütün brifinglerde Dink'e yönelik Suikast girişiminde bulunulacağına ilişkin istihbarat alındığına dair tarafıma hiçbir bilgi verilmemiştir. Göreve başladıktan bir müddet sonra Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç makamıma gelerek '…Bir yardımcı istihbarat elemanının problemli olduğunu ve bilgi vermediğini, sürekle nakit talep ettiğini bu agresif yapısıyla istemediğimiz bir olaya karışabileceğini söyledi. Bu elemanın hangi konularda bilgi getirdiğini sordum. Bana bu elemanın Karadeniz Bölgesi'ndeki radikal dini gruplara ilişkin haber alma faaliyetleri yürüttüğünü söyledi. 'Elemanın motivasyonunun sağlanması için şayet benim görüşmemin bir yararı olacaksa bende görüşeyim' dedim.

Engin Dinç 'Siz zahmet etmeyin ben görüşürüm' dedi. Engin Dinç, yardımcı istihbarat elemanının (Erhan Tuncel) Yasin Hayal grubunun Dink' e yönelik bir fiil tasarladıkları hakkında bilgi getirdiği konusunda bana hiçbir bilgi vermedi. Trabzon'dan tayin olup gidinceye kadar da ne yardımcı istihbarat elemanı ne de Dink'e yönelik yapılması düşünülen eylemler hakkında bir daha benimle konuşmadı" şeklinde konuştu.

"SUİKASTLA İLGİLİ OLARAK FARUK SARI TARAFINDAN BANA HİÇBİR BİLGİ VERİLMEMİŞTİR"

2006 yılılının Temmuz ayının sonlarında Faruk Sarı'nın Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olarak göreve başladığını söyleyen Altay, "Göreve başlamasından cinayetini işlendiği tarihe kadar suikastla ilgili olarak Faruk Sarı tarafından bana hiçbir bilgi verilmemiştir. 2006 Kasım ayında Faruk Sarı, yardımcı istihbarat elamanı olarak çalışan Mehmet Kurt kod adlı kişinin (Erhan Tuncel) agresif olduğunu, buluşmalara gelmediğini, herhangi bir bilgi vermediğini, diğer istihbarat kurumlarıyla da ilgisinin olduğunu söyleyerek istihbarat elemanlığından çıkarılması gerektiğini anlattı. Daha öncede Engin Dinç de bahsettiği elemanında aynı şahıs olduğunu anladım. Mehmet Kurt'un yardımcı istihbarat elemanlığından çıkarılması için üst yazısını hazırlayarak İstihbarat Daire Başkanlığı'na gönderdim. İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından elemanın çıkarılmasına karar verildi" diye konuştu.

"OGÜN SAMAST'IN BABASIYLA GÖRÜŞTÜM"

Dink Cinayetinin ardından 20 Ocak 2006 tarihinde Ogün Samast'ın babasının karakola giderek, televizyonda izlediği kişinin kendi oğlu olduğunu bilgisini verdiğini aktaran Altay, "Bunun üzerine bu şahısla ben de görüşme yaptım. Bütün birim amirlerini makama çağırdım. Kısa bir mülakat sonucu televizyonda ı gösterilen kişinin oğlu Ogün Samast olduğunu bir kaç gün evvel İstanbul'a gittiğini, Yasin Hayal'le ilişkisi olduğunu ve iyi görüştüklerini söyledi. İstanbulda kalabileceği yerlerin bilgisini aldıktan sonra dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ı arayarak bilgi verdim. Ayrıca Yasin Hayal ve çervesinde kim varsa gözaltına alınmaları talimatını verdim. Gözaltına alınan şüpheliler, İstanbul'a uçakla gönderildi" dedi.

"ERHAN TUNCEL'İN YARDIMCI İSTİHBARAT ELEMANI OLDUĞUNU CERRAH'TAN ÖĞRENDİM"

Celalettin Cerrah'ın kendisini aradığını aktaran Altay, "Cerrah, 'Erhan Tuncel'in sorgusunda Trabzon'da yardımcı istihbarat elemanı olduğunu, Dink cinayetine yönelik Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevlillerine bilgi verdiğini anlattığını söyledi. Cerrah'ın söylediği ana kadar Erhan Tuncel'in 'Mehmet Kurt' kod adlı yardımcı istihbarat elemanı olduğunu, Dink'e yönelik bilgi getirdiği hususunu bilmiyordum. Erhan Tuncel'in, Dink cinayeti ile ilgili olarak güvenlik teşkilatına yardımcı istihbarat elamanı olduğunu istanbul Emniyet Müdürü Celalatin Cerrah'tan aldığım bilgi dahilinde öğrendim. Cerrah ile görüşme yaptığım sırada İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in de yanında olduğunu öğrenerek onunla görüşmek istedim. Akyürek'e cinayetin Yasin Hayal grubu ile ilgili olduğunu söylememe karşın bu konuda bana hiçbir bilgi vermedi" şeklinde konuştu.

"TARAFIMA YÖNELTİLEN SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM. BERAATİMİ TALEP EDİYORUM"

Görevde kaldığı 7 aylık süre boyunca 'Mehmet Kurt' kod adlı yardımcı istihbarat elamanı ile ilgili olarak iki adet 'F3 buluşma raporu'na imza attığını belirten Reşat Altay, bunların ekinde 'F4 raporu' bulunmadığını söyledi. Üye hakimin sorusu üzerine Dink cinayetine ilişkin istihbarat bilgilerinin kendisinden saklanmasının hususi bir amacı olup olmadığını sorması üzerine Altay, "Dink cinayetini gerçekleştirmek isteyenler, Türkiye'de nasıl bir netice yaratmayı erek edinmişlerse, o sonucu istek edenlerin bu konuyu da belirleme noktasında vazife yapanlardan gizleme gayretinin sonucudur" dedi.

Mahkeme Başkanının, "Cinayetten sonra nasıl bir netice ortaya çıkması amaçlanmıştır?" sorusu üzerine ise Altay, "Hrant Dink gibi bir adamın bu şekilde öldürülmesi toplumsal barış açısından menfi sonuçları mevcut. Allah'tan fail derhal ertesi gün yakalandı. Cinayet aydınlatılmasaydı, failleri yakalanamasaydı toplumda kaos ortamı ortaya çıkardı. O dönemde güvenlik örgüt içinde belli bir cemaatin insanlarının ağırlık kazandığına ilişkin yaygın bir düşünce vardı" dedi. Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar da "Asıl siz ne düşünüyorsunuz?" demesi üzerine "O görüşe ben de katılıyorum" diye yanıt verdi.
Cinayetin ardından görevden alındığını anlatan Altay, "Tarafıma yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

"ERHAN TUNCEL'İN BİLGİ VERMEDİĞİNİ SÖYLEDİNİZ AMA..."

Duruşma savcısı Evliya Çelebi de Altay'a, "Erhan Tuncel'in bilgi vermediğini dediniz fakat nihai bir ay içinde kendisine istihbarat karşılığında bin liraya yakın bir harç ödemesi gerçekleşmiş. Sizin dikkatinizi çekmedi mi bu vaziyet?" diye sordu. Altay ise, "Yardımcı istihbarat elemanlarıyla görüşen şahıs istihbarat şube ve ofis amirleridir. Bu kişilerle görüşülmesi veya ilişkinin kesilmesi o şubenin yetkililerin takdirindedir." dedi.

Duruşma, bir süre fasıla verilmesinin ardından yine başladı.




Kaynak: http://www.aktifmedya.com/2016/05/guncel/dink_davasinda_eski_trabzon_emniyet_muduru_ifade_verdi_herkesi_sucladi-23831.html

Bu haber 1707 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
SON YORUMLANANLAR HABERLER
VİDEO GALERİ
Advert
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI